Ne zaman biter bu iş?

Siz 24 Saatte İş kullanıcılarıyla paylaştığım son yazımda “bu iş ne kadar sürer?” diye sormak yerine alınacak önlemlerden bahsetmiştim. Fakat krizden çıkışı öngörmenin size rakiplerinize göre büyük bir avantaj sağlayacağı da şüphesiz. 

Gerekli önlemleri aldıysanız artık birlikte geleceği düşünmeye başlayabiliriz.

Krizin ne zaman biteceği konusunda herkesin bir fikri var. Eminim sizin de vardır. Ama benim bu yazıdaki asıl amacım size şahsi cevabımı değil, deneyimli bir ekonomistin bu konuyla ilgili nasıl düşündüğünü açıklamak. Ekonomist şapkama rağmen şüphesiz benim de yanıldığım yerler olabilir. Ama bu yazıda size nasıl düşündüğümü anlatırsam siz de okuduktan sonra kendi cevabınızın sağlamasını yapabilirsiniz diye ümit ediyorum.

Devam etmeden önce bir konuyu aydınlatmam lazım: bu yazı salgının ne zaman biteceğiyle ilgili değil. Bu benim uzmanlık alanım değil ve cevabı bilmiyorum. Bu yazının konusu ekonomi…özellikle bu yazıda işler ne zaman iyileşir sorusunun cevabını arıyoruz.

Öncelikle bir konuda önyargıyı gidermemiz gerekiyor.

İnsan doğası gereği yereldir. İşimiz iyi gitmediği zaman hep yerel sebeplere bağlarız…”ülke ekonomisi” veya “bizim sektör” gibi sebepler buluruz. 

Ama gerçek sebep çoğu zaman küreseldir

kişi, tutma, mavi, oğlan içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Sizin dükkanınızda işler yavaşsa bilin ki o gün muhtemelen ülke çapında trafik boştur, Apple daha az telefon, Toyota daha az araç satıyordur ve Hindistan’da hiç adını bile duymadığınız bir restorana normale göre daha az müşteri uğruyordur. 

Ekonomist olarak çalıştığım dönemde küresel benzerliğin sadece piyasalarda olduğunu düşünürdüm. Girişimci olduktan sonra öğrendim ki en büyüğünden en ufağına tüm şirketler bu küresel etki-tepki düzeninin bir parçası. 

Dolayısıyla “bizim işler ne zaman eskiye dönerin” cevabı yan komşunuz ve o Hindistan’daki hiç tanımadığınız girişimci için de aşağı yukarı aynı. 

Bu küresel soruya yerel bir cevap aramak yanlış olur. Ufak bir dönerci dükkanınız olması veya dev bir lojistik firmanız olması sonucu değiştirmiyor. 

Sizin işinizin düzelmesi için küresel ekonominin düzelmesi gerekiyor. Daha doğrusu küresel ekonomi düzelmeden Türkiye düzelemez, Türkiye düzelmeden de maalesef sizin işinizin düzelmesi zor.

Peki o zaman doğru soruyu soralım ve cevabını arayalım: Küresel ekonomi ne zaman düzelir?

Krizden çıkış için üç tane öncül göstergem var. 

1. Küresel vaka sayısı

Burada vurgu vaka sayısında değil, küresel kelimesinde. Türkiye’de veya İtalya’da salgının kontrol altına alınmasının küresel ekonomi için bir anlamı yok. Küresel olarak kontrol altına alınmadan ekonomilerin iyileşmesini beklemek gerçekçi olmaz. Bu yüzden Türkiye için her akşam açıklanan istatistikler sadece sağlık açısından önemli. Ama ekonomi açısından önemli olan küresel istatistikler. 

Günlük küresel yeni vaka sayısının değişiminin 5 gün üst üste düştüğünü gördüğümüzde tünelin sonunda bir ışık var diyebiliriz. 

yıldız içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

2. Küresel anlamda ortak bir yol arayışı

Kaynağı Çin olabilir ama din, dil, ırk, sınır ayırmadan tüm ülkeleri etkileyen bu virüsün çözümü de küresel olmalı. Bugün hala dünya liderleri soruna ortak bir yaklaşım getirmiyorlar. 2008 yılındaki küresel finansal krizdeki gibi sık sık G7 veya G20 ülkelerinin liderlerinin, sağlık bakanlarının veya ilgili kurumların başkanlarının toplandığını görmüyoruz. Ülkeler hala “ilk benim vatandaşım” yaklaşımı güdüyorlar. 

Bu işten çıkmamız için önce küresel düzeyde eylemlerin uygulamaya konulması ve pek çok konuda standartların geliştirilmesi gerekiyor. Henüz hastaneye kabul edilen hastaya uygulanacak tedavi konusunda bir ortak görüş oluşmamışken, uluslararası seyahat, kargo, gümrük ve vize işlemleri gibi pek çok farklı konuda bir gelişme beklemek zor gözüküyor. 

Küresel ekonominin temel taşı güvendir. Bu tür bir standart geliştirilmeden ülkeler arası güvenin inşa edilmesi çok zor. Bu yüzden küresel anlamda ortak bir yaklaşım olmadan bir toparlanma gerçek bir toparlanma anlamına gelmeyecektir.

çayır, açık hava, yol, yeşil içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

3. Tedavi ve özellikle aşı konusundaki gelişmeler

Öncelikle tedavi ve aşıyı birbirinden ayırmalıyız. Tedavi virüsün yayılmasına doğrudan etki etmez. Hastanelere yine yığılma olabilir. Bu işe nokta koymamız için yayılmayı engellemek ve bunun için de COVID-19’un aşısının bulunması gerekir. 

Buraya kadar hep “küresel, küresel” dedim ama çok nadir de olsa bazı sektörlerde küreselliğin pek bir anlamı olmayabilir. İlaç sektörü de bunların başında geliyor. COVID-19’un aşısı yarın bulunsa bile bunun dağıtım ağının geliştirilmesi için sevsek de sevmesek de ABD ve AB menşeli ilaç firmalarının bu işi üstlenmesi ve hızlıca tüm ağlarını harekete geçirmesi gerekiyor. 

Ülkemizde veya herhangi bir ülkede bir aşı bulunsa bile bunun tüm ülkelere yayılması için tüm bu ülkelerde hastane ve doktor ağını kurmuş bir firma gerekiyor. Bunu da doğru ve hızlı bir sistematikte sadece yukarıda bahsettiğimiz firmalar yapabilir.

çizim içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

İlla Ne Zaman Derseniz…

Ekonomist olmanın en zor tarafı birisi size “Dolar n’olur abi?” diye sorduktan sonra yukarıdaki gibi bir detaylı açıklamadan sonra aynı kişinin “Sonuçta n’olur Mertçim?” diye sormasıydı benim için. 

Bu yazıda da mümkün mertebe bir zaman vermekten kaçındım. Ama illa ne zaman derseniz…

Lokal ve küçük hareketlenmeleri bir yana bırakır ve gerçek bir toparlanmadan bahsedersek…

Eylülde toparlanma başlar, Aralık ayında kendimizi iyi hissederiz. Ama 2021 yılında COVID-19 aşısı yaygınlaşmadan önce gerçek anlamda bir iyileşmeden, korkusuzca hareket etmekten bahsetmek maalesef çok zor.

Bu yazıdan Eylül’e kadar hayatın tamamen duracağı ve evlerimizde kalmamız gerekeceği sonucunu çıkarıp umudunuzu kaybetmeyin lütfen. Bunun öncesinde yavaş yavaş çarkların döneceğini ve ufak pansumanlarla yaralarımızı sarmaya başlayacağımızı düşünüyorum. Ama beklentilerinizi haziranda her şey “normal” olacak gibi oluşturmanızın hayalkırıklığı ile sonuçlanması kuvvetle muhtemel. O sebeple bir önceki yazımdaki önlemleri almak ve bu süreci hayatta kalarak atlatmak adına yapmanız gerekenleri zaman kaybetmeden yapmanız çok önemli. 

Son olarak…Çok sık kullandığım bir terim “eski günlere dönmek”… Bir sonraki yazımda Korona sonrası dünyayı ele alacağım. Eski günlere mi döneceğiz yoksa o günler geride mi kaldı onu irdelemeye çalışacağım. 

O zamana kadar sağlıkla kalın. Sorunuz olursa biz hep buradayız. 

Sevgiler, 
Mert