Yeniden Başlamak

Neredeyse iki ay…dile kolay. 

Evlerimize kapandık. İşyerlerimiz kapandı. Hiçbirimizin daha önce yaşamadığı bir olaydı. Ama artık ufak ufak işyerlerimize dönüyoruz. Yeni bir dönem bizi bekliyor. 

Korona virüsünün toplum psikolojisi üzerindeki etkisinin çok uzun sürmesini beklemiyorum. Neleri unutmadık ki biz? Darbeler, 5 Nisan kararları, 1999 depremi, 2001 krizi, 2008 küresel finansal kriz…Bir Galatasaray – Fenerbahçe derbisine bakar toplumsal hafızamızın fabrika ayarlarına dönmesi.

Ama bu ara ve akabindeki yeni başlangıç geçmiş alışkanlıklarımızı gözden geçirip daha iyi olmamız için bir fırsat. 

Bu yazıda kriz sonrası dönemin yönetimi için 15 yıllık profesyonel hayatımdan aldığım bazı dersleri siz 24 Saatte İş ailesi ile paylaşmak istiyorum. 

Yeniden başlamanın 5 altın kuralı…

yol, açık hava, sahne, cadde içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

1. Küçük Düşünün

Bize hep büyük düşünmemiz önerildi. Köyünden çıkıp şehirde zengin olan adamın “hep büyük düşündüm” açıklamalarıyla büyüdük. “Büyük düşünebilmeyi”, “büyük resmi görmeyi” marifetten saydık. Çünkü büyük adamların hepsi “büyük düşünmüştü”.

Ama gözümüzden kaçan önemli bir detay vardı. “Büyük düşünen” milyonlarca insan büyük adam olamadı. Demek ki başarılı olmak için “büyük düşünmek” yeterli değil.

Benim tanıdığım tüm başarılı insanların ortak yanı büyük düşünmeleri değil. Tam tersine küçük hedefler koyup, bunları gerçekleştirip, yenilerini koymaları. 

Bir konuda en iyi olmaları. 

En önemsiz görünen işi bile hakkını vererek yapmaları. 

Bu insanlar çok konuda az bilgiye değil, az konuda çok derin bir bilgiye sahipler. 

Size de önerim yaptığınız her ne ise o konuda en iyisi olmanız. Bunun için de yaptığınız işin en ufak detaylarına bile hakim olun. Daha iyi olmak için küçük düşünün, kısa vadeli, sizi bir adım öteye taşıyacak küçük hedefler koyun, onları başardıktan sonra daha büyüklerine geçin.

Büyük düşünenler çoğu zaman büyük resmin hayallerini kurup fikirlerini pratiğe dökemezler. Küçük işler büyük düşünenlere küçük gelir. Küçük düşünenler ise işin detaylarına hakim olduklarından dolayı büyük resmi zaman içerisinde görmeyi başarabilirler. Kısacası, küçük resmi görebilmek büyük resmi görmeye bir engel oluşturmaz ama tam tersi tehlikelidir ve genellikle hüsranla sonuçlanır. 

ayna, gözlük, tablo, çayır içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

2.  Yerel Olun

Büyük düşünmenin bir yan etkisi de hep ulusal da veya küresel de başarılı olma çabası. Ama kimse bir günde en tepeye ulaşamaz. Önce yerelinizde başarılı olmak zorundasınız.

Yerelde başarılı olmak için önce yerelinizi tanımlayın. Bu en yakın çevreniz, tanıdıklarınız, mahalleniz veya bir sektördeki ufak bir dikey olabilir. Yaptığınız işi önce yerelinizde tanıtın ve tartışmasız en iyi olun. Onları sağlama alınca büyüyün. Önce yerelinizi fethedin. Sonra çapınızı genişletin. 

Çapınız büyüdükçe fark edeceksiniz, küçük bir mahalledeki dinamikle ülke çapındaki dinamikler birbirinden çok farklı değil. 

Ekonomist olarak 44 farklı ülkeden sorumlu oldum. Tecrübesiz olduğum dönemde her ülkenin kendine göre dinamikleri, kuralları, toplumu olduğunu düşünürdüm. Bu yüzden hepsini onlarca kez ziyaret edip dinamikleri toplumu anlamaya gayret gösterdim. Kariyerimde yükseldikçe fark ettim ki aslında insan her yerde aynı. 

Mahallenizde tanıdığınız müşterili profili Çin’de de var, Amerika’da da. Bu yüzden mahallenizde en iyiyseniz, oradan çıktığınızda da iyi olmaya devam edeceksiniz. Müşterinin ne söylediğine kulak veren, memnuniyetini odağa alan markalar özüne sadık kalarak büyüdüğünde küçük bir yerde yakaladıkları başarıyı başka coğrafyalara da taşıyabiliyorlar.  

oyun, basketbol içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

3. İçinizdeki Cevheri Bulun

Sattığınız mal veya hizmet ne olursa olsun sizi farklı kılan bir özelliğiniz mutlaka vardır, olmalı. Bu özelliğinizi ön plana çıkarın. Burada kolay olan fiyatta fark yaratmaya çalışmak. Ama bu sürdürülebilir değil. Yarın bir başkası gelip daha ucuza satarsa, bir özelliğiniz kalmaz. 

Beni gerçekten özel kılan, başka kimsede olmayan ne var diye düşünün. Mutlaka bir özelliğiniz var. Hiçbirimizin DNA’sı bir diğeriyle bir değil, şirketinizin ve ürününüzün de değil. Nedir o fark bunu bulun ve avantaja dönüştürün. 

Kendimizden örnek vermek gerekirse, biz 24 Saatte İş olarak “hıza” odaklandık. Belki rakiplerimizden eleman bulabilirsiniz ama biliyoruz ki bizden çok hızlı bulursunuz.

Müşterileriniz sizi bir özelliğinizle tanırsa duyulmanız çok daha hızlı olacaktır.

donut, tablo, oturma, süslü içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

4. Markalaşın

Çok duymuşsunuzdur bu lafı. Ben de ekonomist olarak katma değer yaratmanın, markalaşmanın önemini anlattım dünyanın dört bir yanında. 

Ama kendi işimi kurduktan sonra öğrendim markalaşmanın ne olduğunu ve neden herkesin yapamadığını. 

Çünkü marka eşittir zaman. Kısa vadeli, bir iki yıl çok çalışayım sonra satar çıkarım kafasıyla markalaşılmıyor. Kısa yoldan parayı vurayım mantığı ile ancak fırsatçı olunuyor, marka değil. 

Kendi kendinize beş tane marka sayın. İnternetten açın ne zaman kurulduklarına bakın. Kaç tane marka 3-5 yıllık şirketler?

Zamanla sınanan şirketler markalaşabilirler. Bu yüzden fiyatlarınızı artırıp bugünden yarına para kazanmaya değil, sizi özel yapan değeri ön plana çıkararak, hizmetinizle anılan şirket olmaya bakın.

tablo, yiyecek, çiçek, çizim içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

5. Şeffaf ve Sahici Olun

Modern ekonominin temelinde yatan unsur para değil, güvendir. Parayla güven satın alamazsınız, güvenin olmadığı bir ortamda para kazanmak çok zordur. Güvenin tesis edilmesi için de şeffaflık ve sahihlik bir ön koşuldur. 

Nusret’in hikayesini belki okumuşsunuzdur. Nusret’i henüz bir kasap çırağı olarak tanıyan bir insan olarak şunu söyleyebilirim. Nusret’in farkı etle yaptığı gösteri değil, müşterilerine verdiği şeffaf hizmetti. Kendisiyle ilk tanıştığım Günaydın Steakhouse’a gittiğimizde Nusret taze olmadığını düşündüğü hiçbir malzemeyi önermez, masanıza getirmezdi. Sahiciliğiyle müşteriye güven verirdi. 

Nusret, sahiciliğiyle markalaştı. Önce o 10 masalık “yerel” restoranda rüştünü ispatladı. Oradan global bir marka haline geldi. 

kişi, adam, dik, oyuncu içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Korona virüsünün kısa ve uzun vadeli etkileri ne olur bilemiyorum. Belki unuturuz, belki de köklü değişiklikler görürüz. Bildiğim bir şey varsa bu konuda kimse bir şey bilmiyor. İleride birçok “sosyal medya kanaat önderi” çıkıp “ben söylemiştim” diyecek. Ama bugün herkes haklı ve kimse haksız değil. 

Böyle bir ortamda girişimci ve yönetici olarak esnek kalmalıyız. Köklü değişime veya hiçbir şeyin değişmemesine karşı aynı hazırlık seviyesinde olmalıyız. 

Biz istesek de istemesek de değişim gelecek. Bizim tercihimiz değişimle yıkılanlardan mı yoksa ayak uyduranlardan mı olacağımız. 

Ayakta kalanlardan olmak için hem değişmez prensiplere ve değerlere sahip olmalı, hem de akışta kalmalıyız. Bu zor bir denge. Bu yazıda bizim şirket olarak değişmez prensiplerimizden bahsettim. Her şey değiştikçe biz de elbet evrileceğiz fakat şirketin temelindeki prensiplerine sadık kalmak, müşterimize verdiğimiz sözlerin yol boyunca arkasında durabilmek çok kritik.

Son olarak, ihtiyacınız olduğunda her zaman olduğu gibi ekip olarak buradayız.