
Financial Times'ın Simon Johnson Röportajı;
Ekonomist Simon Johnson Yapay Zekâ Konusunda Uyarıyor: İyi İşler Risk Altında ve Hükümetlerin Hazırlıklı Olması Gerekiyor
Simon Johnson, yapay zekâ konusunda sözünü sakınmıyor. Ona göre iyi işler ciddi risk altında ve hükümetlerin buna hazırlıklı olması gerekiyor.
Johnson, dünyayı değiştiren dönüşüm dönemleri hakkında konuşabilecek en yetkin isimlerden biri. MIT’de (Massachusetts Institute of Technology) ekonomi profesörü olan Johnson, Avrupa’nın sömürge geçmişinin ekonomik büyüme üzerindeki kalıcı etkilerini, refahın nasıl ortaya çıktığını ve kurumların bu süreçteki rolünü inceleyen çalışmaları sayesinde 2024 Nobel Ekonomi Ödülü’nü kazandı. Çalışmaları, bazı ülkelerin neden zengin, bazılarının ise neden yoksul olduğunu açıklamaya yardımcı oluyor.
Aralık ayında İngiliz hükümeti tarafından Yapay Zekâ Elçisi olarak atanan İngiliz-Amerikalı ekonomist, bu görevinde yapay zekânın faydalarının toplumun daha geniş kesimlerine nasıl yayılabileceğine odaklanmayı hedefliyor.
Yapay zekâ konusunda hem yatırımcılar hem de politika yapıcılar büyük umutlar ve ciddi kaygılar arasında gidip gelirken, Bloomberg’den Enda Curran Johnson ile geleceğe dair beklentilerini konuştu.
⸻
Yapay zekânın iş gücü piyasasını ciddi şekilde etkileyeceğine dair pek çok uyarı var. Siz de aynı fikirde misiniz?
Kesinlikle. Yapay zekâ hem ekonomiyi hem de iş gücü piyasasını büyük ölçüde etkileyecek. Bunun tam olarak nasıl gerçekleşeceğini bilmek zor.
Şu anda bulunduğumuz yolda çok ciddi bir otomasyon süreci görüyorum ve bunun sonucunda pek çok kaliteli iş ortadan kalkacak. Teknolojik dönüşümler her zaman yeni işler de yaratır. Ancak mevcut gidişata baktığımızda, öngörülebilir gelecekte iyi ücretli, saygın ve insanlara onur kazandıran işlerin net olarak azalacağını düşünüyorum.
Elbette farklı bir yol mümkün. Bu kader değil. Ama mevcut tablo giderek daha karanlık görünüyor.
⸻
Bu daha çok kısa vadeli bir sarsıntı mı? Sonuçta daha iyi işler ortaya çıkmaz mı?
Waymo’yu düşünün.
Sürücüsüz taksi şirketi oldukça başarılı çünkü gerçekten iyi bir hizmet sunuyor. San Francisco’da pazarın yaklaşık %20’sine ulaştı ve diğer Amerikan şehirlerine yayılıyor.
Uber ve Lyft piyasaya çıktığında taksi sektörünü ciddi biçimde sarstılar. Taksi plakası sahipleri ve bazı şoförler için kötüydü ama aynı zamanda şehir içi taşımacılıkta milyonlarca yeni sürücülük işi yarattılar.
Waymo ise farklı.
Bir işi başka bir işle değiştirmiyor. İnsanların yaptığı sürücülüğü doğrudan makinelerle değiştiriyor.
Elbette bazı destek işleri kalıyor. Örneğin Waymo’nun kapısı sıkışırsa birinin gelip kapıyı kapatması gerekiyor. Bunun için internetten kısa süreli bir iş ilanı açılıyor ve biri gelip kapıyı kapatıyor. Karşılığında da 20 dolar kazanıyor.
Ama kimse Waymo’nun kapısını kapatarak sağlık sigortası ya da uzun vadeli bir kariyer sahibi olamaz.
⸻
Bu ne kadar kötü olabilir?
Ben kitlesel işsizlik beklemiyorum.
Amerikan ekonomisi genellikle böyle işlemez. Büyük Buhran gibi olağanüstü bir kriz yaşanmadıkça kitlesel işsizlik ortaya çıkmaz.
Benim daha büyük kaygım orta sınıfın daha da küçülmesi.
Çok sayıda insan daha düşük gelirli ve daha güvencesiz işlere itilmiş olacak.
Beni özellikle düşündüren bir başka konu ise bilgisayar mühendisliği öğrencileri.
Bu gençlere çocukluklarından beri “Kod öğrenin. Yazılım geleceğin mesleği.” denildi.
Şimdi ise onlara “Teşekkürler ama artık size ihtiyaç yok.” deniliyor.
Çünkü Claude ya da o haftanın popüler yapay zekâ aracı artık kod yazma konusunda yeni mezunlardan daha başarılı.
Peki 20-22 yaşındaki bu insanlar kariyerlerine nasıl başlayacak?
Kurumsal ya da profesyonel kariyer basamaklarını nasıl tırmanacaklar?
Bu gerçekten büyük bir mesele.
⸻
En fazla hangi sektörler risk altında?
Aslında mesele sektörlerden çok görevler (tasks).
Rutin tekrar içeren her iş risk altında.
İlk aşamada bu durum özellikle beyaz yaka ve büro işlerini etkileyecek.
Ancak baskıyı medya, televizyon yapımı ve pazarlama gibi alanlarda da görmeye başladık.
Geçen hafta sağlık sektöründe çalışan biri bana yeni ürününü tanıttı.
Oldukça profesyonel görünen tanıtım videosunu gösterdi ve “Bunu tamamen yapay zekâ ile hazırlattım.” dedi.
Sonra Waymo örneği var.
Sıkça dile getirilen rakam yaklaşık 3,5 milyon teslimat sürücüsü.
Bunların kaçı gerçekten gerekli olmaya devam edecek?
Belki sadece paketi merdivenlerden çıkaracak insanlar kalacak.
Ama robotların bunu da yapması ne kadar zaman alacak?
⸻
Nobel ödüllü çalışmalarınız refahın oluşumuyla ilgiliydi. Yapay zekâ döneminde nasıl kurumlar ortaya çıkacak? Verimlilik artışı toplumun tamamını daha zengin yapabilir mi?
Açıkçası endişeliyim.
Şu anda gördüğümüz şey servet ve gücün giderek daha fazla belli ellerde toplanması.
Bu sektörün en güçlü aktörleri de faaliyetlerinin sınırlandırılmasını istemiyor.
Bu bana Amerika’nın “Altın Çağı” (Gilded Age) denilen, servetin birkaç kişinin elinde yoğunlaştığı dönemi hatırlatıyor.
Dolayısıyla demokrasi ile büyük teknoloji şirketleri arasında bir güç mücadelesi yaşanmasını beklerim.
Bunun sonucu önceden belirlenmiş değil.
⸻
İngiltere’nin Yapay Zekâ Elçisi olarak görevinizden bahseder misiniz?
İngiltere’nin bazı yaklaşımlarını gerçekten beğeniyorum.
Her ne kadar dev yapay zekâ altyapı şirketlerine sahip olmasalar da güvenlik önlemleri içeren, insanlara fayda sağlayan ve en az yok ettiği kadar iş yaratan uygulamalar geliştirmeye çalışıyorlar.
Bence bu yaklaşım,
“Her şeyi mümkün olduğunca hızlı yapalım yoksa Çin bizi geçer.”
anlayışından çok daha sağlıklı.
Evet, Çin ilerleyebilir.
Ama ben daha dikkatli hareket etmenin mümkün olduğuna inanıyorum.
⸻
Merkez bankaları iş gücü piyasasında yaşanabilecek bir şok karşısında faizleri indirebilir mi?
Belki faiz indirmek isteriz.
Ama enflasyon ne durumda olacak?
Asıl soru bu.
⸻
Yapay zekâ kaynaklı bir verimlilik patlamasının enflasyonu düşük tutacağı söyleniyor.
Şimdiye kadar gördüklerime göre verimlilik artışı biraz abartılıyor.
Daha dikkatli olmak gerekir.
Bence birçok şirket için asıl mesele verimlilik değil, çalışanlar üzerindeki kontrolü artırmak.
Belki verimlilik çok fazla yükselmeyecek ama işverenler iş süreçlerini daha rahat kontrol edebilecek.
Eğer iş gücü piyasasında ciddi bir zayıflama oluşursa faizler düşürülebilir.
Ama bunun nedeni verimlilik patlaması olmaz.
Daha çok yüksek gelir grubunun kazandığı, düşük gelir grubunun kaybettiği K tipi bir ekonomi oluştuğu için olur.
Bu da para politikası açısından oldukça zor bir tablo yaratır.
⸻
Maliye politikası tarafında hükümetler ne yapmalı?
Her şey içinde bulunulan koşullara bağlı.
Başlangıç noktamız zaten oldukça zayıf.
Kamu borçları tarihi seviyelerde.
Bu nedenle şimdiden büyük ölçekli mali teşviklerden bahsetmek için erken.
Ama sağlık ve eğitim gibi alanlarda çalışanı destekleyen (“pro-worker AI”) yapay zekâ uygulamalarını teşvik etmek mümkün.
Vergi sisteminde de değişiklik yapılabilir.
Şu anki vergi sistemi makineleri insan emeğine kıyasla fazla avantajlı hale getiriyor.
Düşük gelirli çalışanların en büyük vergi yükü maaşlarından kesilen bordro vergileri.
Eğer daha fazla istihdam yaratmak istiyorsak bu vergilerin azaltılması gerekir.
İstihdamı artırmak isterken emeği vergilendirmek çok mantıklı görünmüyor.
⸻
Sizce politika yapıcılar yeterince hızlı hareket ediyor mu?
Daha fazla insanın bu tartışmaya katılması gerekiyor.
Bugün en tepede çok para kazanan insanların söylediklerine sorgulamadan uymak büyük hata olur.
Sosyal medyada da aynı şeyi yaptık.
“Şirketler büyüsün, sonra sorun çıkarsa düzeltiriz.”
dedik.
Ama iş işten geçti.
İnsanların alışkanlıkları değişti.
Bağımlılıklar oluştu.
Şirketler inanılmaz güç kazandı.
Siyaseti etkilemeye başladılar.
Şimdi bunları düzeltmek çok daha zor.
Bu yüzden yapay zekâ konusunda tartışmayı bugünden yapmalı ve teknolojiyi çalışanların yararına olacak şekilde yönlendirmeliyiz.
Otomasyon elbette olacak.
Ama bugün şirketlerde rahatsız edici bir eğilim görüyorum:
“Hangi yeni gelir kaynaklarını yaratabiliriz?” yerine,
“Kaç kişiyi işten çıkarabiliriz?”
sorusuna odaklanılıyor.
⸻
Tarihsel olarak bu dönüşümü neye benzetiyorsunuz?
Hiçbir dönüşüm tamamen benzersiz değildir.
Ölçek olarak demiryolları, elektriğin yaygınlaşması ya da dijital devrim kadar büyük görünüyor.
Ancak onlar onlarca yıl sürdü.
Çünkü fiziksel altyapılar inşa etmek gerekiyordu.
Yapay zekâ ise dijital altyapı üzerinden anında dağıtılabiliyor.
ChatGPT Kasım 2022’de çıktığında, benim gözlemime göre yaklaşık 24 saat içinde dünyanın neredeyse her köşesinde kullanılmaya başlanmıştı.
Elektriğin ekonomiyi tamamen dönüştürmesi yaklaşık 35 yıl sürdü.
Çünkü yeni fabrikalar inşa edilmesi gerekiyordu.
Yapay zekâda böyle uzun bir zaman çizelgesi olmayacak.
⸻
Son olarak, genel tabloya baktığınızda daha çok iyimser misiniz yoksa kötümser mi?
Ben MIT’de çalışıyorum.
MIT’deki “T”, teknoloji anlamına geliyor.
Biz makineleri kırmaya çalışan Ludditeler değiliz.
Benim bakış açım şu:
250 yıl önce yaşanan Sanayi Devrimi’nin ilk dönemindeki hataları tekrar etmek zorunda değiliz.
Bugün çok daha fazla bilgiye, çok daha güçlü kurumlara ve çok daha fazla deneyime sahibiz.
Doğru politikaları geliştirirsek, geçmişe kıyasla çok daha iyi sonuçlar elde etmemiz mümkün.

İstanbul'da Garson Maaşları 2026 Hizmet sektöründe nitelikli personel bulmak her geçen gün zorlaşırken, İstanbul'da gars…
24 Saatte İş

2026 Alan Yeterlilik Testi (AYT) matematik oturumunda yer alan türev sorusu, sınavın ardından eğitim camiasında geniş ya…
24 Saatte İş

2026 FIFA Dünya Kupası'nda Türkiye ile ABD arasında oynanan grup karşılaşması, sadece sahadaki mücadeleyle değil tribünl…
24 Saatte İş