
“Hızlı işe alım” deyince iki korku aynı anda geliyor: yanlış kişi seçmek ve ekibin kısa sürede dağılması. Bu korkular gerçek; çünkü “hız” çoğu zaman “acele” ile karıştırılıyor. Oysa hızın düşmanı hız değil; kör karar. Uzun mülakat, otomatik olarak doğru seçim demek değil
Bir saat iş görüşmesi yapıp farklı aşamalardan geçirdiğimiz ve çoklu mülakat yaptığımız adaylarda bile yanılabiliyoruz. Çünkü servis işi “sohbet” işi değil, “tempo ve uyum” işi. Mesele, doğru sinyali ölçmek.
Sağlam seçim çoğu zaman üç yerde saklı. Mülakatlarda 3 konuyu anlamaya çalışmak çok kritik:
Birincisi devamlılık: kişi daha önceki işlerinden neden ayrılmış, nasıl bir düzen arıyor?
İkincisi temel beceriler: yoğun anlarda iyi iletişim kurabiliyor mu, olması gerektiğinde sorumluluk alabiliyor mu?
Üçüncüsü uyum: vardiya, konum, beklenti net mi? İş yerinin beklentileri ile adayın beklentileri arasında uyum var mı?
Kısa deneme bazen CV’den daha dürüst
Adayın CV’si, mülakattaki performansı tabii ki önemliama yoğunlukta ve iş esnasındaki davranışlar asıl belirleyici konular. Kısa bir deneme süreci iki taraf için de “bu iş oluyor mu?” sorusunu netleştiriyor.
Kısacası, hız kalitenin düşmanı değil. Ve hız, doğru sinyali ölçtüğünde “risk” olmaktan çıkıyor, hatta işletmenin dostu oluyor

İşe alımda havuz problemi üzerine konuşurken en önemli soru şu: Bu durum gerçekten değişebilir mi? Yıllardır birçok plat…
24 Saatte İş

Gerçek zamanlı işe alım neden giderek daha önemli hale geliyor? Z kuşağının beklentileri bu sistemi nasıl değiştiriyor?…
24 Saatte İş

İşe alım dünyasında yıllardır kullanılan bir yöntem var: Havuz ilanları Birçok şirket “ileride ihtiyaç olabilir” düşünce…
24 Saatte İş