
İş Yerinde Psikolojik Baskı mı Var? Bunu Nasıl Anlarsın?
Bazı iş yerlerinde sorunlar çok görünürdür. Ses yükselir, tartışma çıkar, sınırlar açıkça aşılır. Ama bazen de insanı en çok yoran şey, adını koyamadığı bir baskı olur. Tek bir büyük olay yaşanmaz ama kişi gün geçtikçe daha gergin, daha huzursuz ve daha yorgun hissetmeye başlar. Psikolojik baskı çoğu zaman tam da böyle ilerler.
Bu nedenle birçok çalışan yaşadığı şeyi ilk anda tarif edemez. Çünkü psikolojik baskı her zaman bağırmak ya da açık tehdit anlamına gelmez. Bazen sürekli küçümseyen bir üslup, bazen dışlanma hissi, bazen de her an hata yapacakmış gibi yaşanan gerginlik olarak ortaya çıkar.
Psikolojik baskı hangi sinyallerle kendini gösterir?
İş yerinde psikolojik baskının en zor tarafı, insanın önce kendinden şüphe etmeye başlamasıdır. “Ben mi abartıyorum?”, “Belki de sadece yoğun bir dönemdir”, “Herkes böyle hissediyordur” diye düşünmek çok yaygındır. Oysa bazı belirtiler tekrar ediyorsa bunları küçümsememek gerekir. İşe gitmeden önce sürekli stres hissetmek, basit bir mesajda bile gerilmek, toplantılarda görünmez olmaya çalışmak, konuşurken kelimeleri dikkatle seçmek zorunda hissetmek ya da gün sonunda fiziksel değil zihinsel bir tükenmişlik yaşamak önemli işaretler olabilir. Bunlar tek başına her zaman kesin bir tanım oluşturmaz ama birlikte değerlendirildiğinde ciddi sinyaller verir.
Yoğun tempo ile psikolojik baskı aynı şey değil
Her yoğun iş yeri psikolojik baskı üretmez. Bazen iş çoktur ama iletişim sağlıklıdır, beklentiler nettir ve çalışan kendini güvende hisseder. Böyle ortamlarda yoğunluk yorucu olabilir ama yıpratıcı hale gelmez. Farkı yaratan şey, işin miktarı değil, çalışana nasıl davranıldığıdır.
İnsan bazen çok çalıştığı için değil, sürekli gerildiği için tükenir. Eğer yorgunluk iş yükünden çok muameleden kaynaklanıyorsa, orada durup düşünmek gerekir. Çünkü baskının etkisi çoğu zaman görünmezdir ama derindir.
Bu konuyu ciddiye almak neden önemli?
Psikolojik baskıyı görünmez kılan şeylerden biri de çevrenin bunu sıradanlaştırmasıdır. “Her iş yerinde olur”, “biraz sert ama idare et”, “çok kafaya takıyorsun” gibi cümleler, çalışanın yaşadığı şeyi küçültür. Oysa kişi yaşadığı deneyimin adını koyamasa bile onun üzerindeki etkisini hisseder. Ve bu his önemlidir.
24 Saatte İş olarak bizce çalışan deneyiminin temelinde güven duygusu yer alır. İnsanlar yalnızca işe alınmak değil, insanca çalışabilecekleri ortamlara ulaşmak istiyor. Bu nedenle iş arama sürecinde yalnızca pozisyonun kendisi değil, iş kültürü, iletişim dili ve beklenti yönetimi de belirleyici hale geliyor. Çünkü sağlıklı bir çalışma deneyimi, daha en başta kurulan doğru zeminden başlıyor


