“Mavi yaka” çalışan ve “mavi yaka işlere” başvuru yapmış kişiler özelinde konuşmak gerekirse; Mavi yaka adaylar genellikle aynı anda birden fazla ilana başvurur. Bekleme süresi uzadığında, ilk geri dönüş yapan işveren tercih edilir. Çünkü acil iş arayışları söz konusudur. Bu yüzden adaylar çoğu zaman en iyi koşulları sunan değil, en hızlı geri dönüş yapan işvereni tercih eder.
Geri dönüş süresi uzadıkça adayın ilgisi, isteği azalır. İlk teması kuran şirket mavi yaka işler özelinde, çoğunlukla avantajı ele geçirir.
Başvuru yaptıktan sonra uzun süre geri dönüş alamayan aday, çoğu zaman bunun bilinçli bir değerlendirme süreci olduğunu düşünmez. Ortaya çıkan duygu genellikle şudur: “Beni önemsemediler bile.” Bu his, adayın sadece başvuru yaptığı o ilana değil, şirkete karşı genel algısını da etkiler. Bu da şirkete karşı bir ön yargı oluşmasına sebebiyet verir. İleride açılan pozisyonlara başvurmak istemez ve yaşadığı deneyimi çevresiyle paylaşır. Bu da diğer kişilerde de şirketle ilgili ön yargı oluşmasına neden olur.
Mavi yaka işe alımda sessiz kalmak, farkında olmadan verilen en güçlü olumsuz geri bildirimlerden biridir. Hatta bu durum çalışanlar tarafından şirkete bakış açısının derinden etkilenmesine sebep olur.
24 saat içinde geri dönüş yapmak, aceleyle işe almak anlamına gelmez. Aksine, adayların önemsendiği ve şirketin adaya değer verdiği algısı yaratır. Hızlı geri dönüş, özellikle de 24 saat içinde, adayın süreçten kopmamasını sağlar ve ilgisini canlı tutar. Bu da hızlı işe alımın en önemli anahtarlarındandır. Sürece hızlı dahil olan aday, görüşmelere daha istekli ve hazırlıklı gelir. Ne beklediğini bilir, daha net iletişim kurar. Bu da mülakatların daha verimli geçmesini sağlar ve yanlış eşleşme riskini azaltır.
Doğru yönetilen hız, kaliteyi düşürmez; aksine süreci güçlendirir. Mavi yaka işe alımda fark yaratan şirketler, adayla mümkün olan en kısa sürede temas kuran, süreci net ve şeffaf şekilde anlatan şirketlerdir.
